hasan's profileYARIM ŞAİR'in SAYFASIPhotosBlogListsMore ![]() | Help |
YARIM ŞAİR'in SAYFASIAralandı perde, göründü odam! / Alnı ellerine düşmüş bir adam!!! |
||||||||||||
|
October 17 RUHKâinâtın pençesinden kurtulup Baka bir âlemde sonsuz yer bulup
Cismi yer altında lâkin kendi yok Esti yelden el alıp rüzgâr olup
Ben de bilmem hangi yoldan gitti ruh Ah götürmüş bir melek rehber olup
Varsa görmüş kimse gelsin söylesin Bir ışıktan hızlı geçmiş nur olup
Şimdi yerden arşa yükselsin duam Hakk’a mâlum halka ancak sır olup
Rabb’e vuslat bende artık bir amaç Aşkla göçsem yâre layık yâr olup
Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilün
İlk aruz denemem... Çok başarılı değil belki ama Paylaşmak istedim :) October 13 DuaCümle cihan cem olsa; dilde kalpte kelam tek!
Cümlesinin derdine açsak kollarımızı… Cümlesini birden halk oldular diye sevsek Cümlesine hep açık tutsak yollarımızı… Cümle kelimeleri tek elife denk bilsek,
Cümleleri okusak ulvî kelimelerden! Cümle cânı can diye, can gibi sevebilsek, Bahsetsek Mecnun iken Leyla’yım demelerden! Yerin kulağı varmış, usulca fısıldasak
Ve duyursak hak diyen avazımızı arşa! Uyku vaktinde dahi hep onu sayıklasak Kainatın diliyle girsek büyük yarışa! Cümle halkalarını kırıp koparabilsek, Nefsin ruha vurduğu demirden zincirlerin! Geçip Hak kapısından, cennette durabilsek Büyük marifetiyle ruhi çilingirlerin! Amin!!!! yarım şair-Hasan Türkyılmaz September 26 Güldür GeceyiDün gece rüyamda bir Davudi ses;
"Uyan" dedi, "uyan, güldür geceyi!" Sustu! Çekti sonra derin bin nefes Ve bağırdı "Uyan, güldür geceyi!" Açtım gözlerimi, etraf karanlık...
Bir yol bulup kovsam bu düşünceyi Boşver dedim rüya işte bir anlık... "Ey Hak yoldan cayan, güldür geceyi!" Sağa-sola döndüm; ne renk, ne şekil..!
Ne bir melek gördüm, ne cin cüceyi..! Dedim ki her kimsen karşıma dikil! "Ey görmeyip duyan, güldür geceyi!" Sıcak yatağımda titredim o an...
Şimdi kolaysa çöz bu bilmeceyi! Kim bu vakit, burda benle konuşan? "Ey nefsine uyan, güldür geceyi!" Sordum, nasıl, nasıl gülecek gece?
Cevap ver de bitir bu işkenceyi! Dedi ki "Abdest al, temizlen önce, Seccadeye dayan, güldür geceyi!" "Ey Hak yoldan cayan, güldür geceyi!"
"Ey görmeyip duyan, güldür geceyi!" "Ey nefsine uyan, güldür geceyi!" "Seccadeye dayan, güldür geceyi!" "Uykuyu kâr sayan, güldür geceyi!"
"Uyma, nefsin yılan, güldür geceyi!" "Gel sen bana inan, güldür geceyi!" "Leyl-i Kadir'de yan, güldür geceyi!" Leyl-i Kadr'in kıymetini bilenlere selam olsun...
August 07 NEFS (yarım şiir)Nefs kuşanmış zırhını, kılıç kalkan elinde
Her darbeye tepkisi irademin yalnız “ah!” Eksik akıl, ilim, aşk ve fazla fazla zehir
ANLAAralandı perde, göründü odam; Nedir bu hal; neden bozuldu düzen? Doldurdum ruhumu saplantılarla Ruhu kalıbından çıkaran yiğit August 03 TAVSİYE SPACEÖner TÜRKYILMAZ'ın space'i...
Farklı resim, yazı ve yorumlar için, tıklayın : ""ONEROS"" July 16 ERDEM BAYAZIT ANISINABULMAK Bir an kayboldun gibi! yaşadım kıyameti
Şair, yazar, düşünce adamı ve eski milletvekili Erdem BAYAZIT, yaşamını yitirdi. Uzun süredir kanser tedavisi gören 69 yaşındaki Bayazıt, İstanbul Özel Acıbadem Hastanesinde 05.07.2008 Cumartesi akşam saatlerinde hayata gözlerini yumdu. Kendisine Allahtan rahmet, ailesi, yakınları ve sanat dünyasına da başsağlığı diliyorum... July 04 GENÇLİK NEREYE?Genç adam şuurunu unutmuş şişelerde Ve namus uçup gitmiş, loş, kuytu köşelerde…
Cemiyetin ördüğü ahlak denilen duvar Yıkıldı, yıkılacak; bir darbelik ömrü var.
Beynimde uğulduyor hala şeytanın sesi; “Gençlik benimdir” derken pis kokan o nefesi…
Karşı çıkacak kimse yok mu bu sapkınlığa? Ahlaklı yobaz oldu, şeytanın kulu ağa!
Uyan cemiyet uyan, mahvoluyor istikbal! Dayan yüreğim dayan! Yahut hem kör ol hem lâl!
Kızım zina içinde, ben nasıl dayanayım? Ve oğlum bir alkolik! Hangisine yanayım?
Hangi yalana kandın, kime inandın söyle! Ne verdiler ki sana günaha düştün böyle?
Yalnızca gence kızmam, ana-baba da suçlu, Bugün yaşayan herkes yarına iman borçlu! June 17 ARZU (Ölüme)Zor geliyor hayat, irkiliyorum Ansızın bir ölüm arzusu ile…
Mutlak sonu sevmek, tutulmak ona, Ruhu sıkıştırmak hayat çarkına, Dişlide ölümün tadına varmak…
Gözleri mıhlamak kara toprağa, İmrenmek sararıp solan yaprağa, Bedeni bembeyaz kefene sarmak…
Gece, yatağından mezara düşmek… Gördüğü rüyanın bağrını deşmek… Sonunda bu hâli de hayra yormak…
Bu hayat kimlerin vazgeçilmezi? Kimler için ölüm bir kara yazı? Bu sorular benim beynimde sızı… “Ben beni bilirim” demeyip sormak…
Son vermek düşünce fonksiyonuna, Can vermek hayatın vuslat anına, Erince yüreğim bu muradına…
Bir solukta uzun köprüyü geçmek, Ulvi çilegâhtan huzura göçmek… May 17 SOĞUK (Elfida'ya)Güneşin üstüne bir yorgan örtün, Bu soğuk onu da dondurur yoksa… Beni düşünmeyin, çünkü ben bütün Bir alevli ruhum, ayaz bir oksa!
Üşümem bu canda durdukça canın, Gönlümün sahibi varken üşümem. Üşümem dilimde döndükçe adın; Elfida ömrüme yârken üşümem!
Hasret mi havayı böyle soğutan, Âşıkla maşukun uzaklığı mı? Aşk mıdır bedeni yangında tutan, Elfida’nın cana yasaklığı mı?
Ne zaman biterse gördüğüm rüya, Ne zaman kaçarsa sevda bedenden… Ben “ancak ölünce” diyorum güya; Ölünce üşürüm, bildin mi neden?
Azrail rüyadan uyandırınca, Sevdam, aşkım senle kalsın isterim! Elfida, kalbimi toprak sarınca, Ellerinde özgür olsun hislerim!
ELFİDAElfida, çözemedim ben bu işin sırrını; Neden sabah olmuyor, neden doğmuyor güneş? Belki de son gecemdir, belki görmem yarını! Elfida, aşkım baki, bedenim olsa da leş!
Elfida, sen bir hayal, hatta muhalimsin sen; Bir karakalem ile mısralarda çizdiğim… Aşktan yana kör cahil; zulümde âlimsin sen! Elfida; sancısını her hücremde sezdiğim…
Elfida, bu hançeri kim verdi, nerden buldun? Kimden aldın boynuma taktığın bu tasmayı? Ya her gece başıma inip kalkan bu odun? Elfida, urgan mı yok, bilmez misin asmayı?
Elfida ah Elfida! Vazgeç şu eziyetten. Bedeni acılarla öldüremezsin tini! Her gün bir cımbız ile parça koparsan etten, Seni içimden almak kadar incitmez beni!
Elfida; ölümüne sevda!!! NOT: ELFİDA: Feda etme, gözden çıkarma, verme… anlamına gelen bir isimdir… SORU-CEVAPSordular; var mı senin gönül verdiğin biri? Sordular; kimlerdendir, nedir adı o yârin? Sordular; var mı gönlü sevdiğin kızın sende? Sordular; nasıl sevda, nasıl bir aşk sendeki? Sordular; kim ve nasıl derman olacak sana? Sordular; paki nasıl döneceksin hayata? ESİRİNİMYüreğimde sana yer verdiğim günden beri, Yolların kesiştiği tüm köşeleri tuttum, Beni bildiğin bütün aşıklarla kıyasla; Bir şiir yazdım diye sanma ki sanatçıyım; Çile en yakın dostum, sabır ise uzakta. Aşığınım ben fakat, vuslat beklemem aşktan.. Yanarım, yanan yerim bedenim değil ruhum. April 06 NEFRETNefretimin köpüğü düşse avuçlarına, Öfkem sinip havaya çevirse bedenini, Ağlasan ve gözyaşın aksa yanaklarına, April 04 DİYORSUN Kİ...Sen gittin gündüzler uykuya daldı.
Mevsim hep güz oldu, yaz dünde kaldı. Bir deli yel esti, aklımı aldı. Rüzgarlar aşkımı çaldı diyorsun.
Beyhude sevmişsin diyorlar bana,
Boşa ağlamışım hep yana yana! Elimde olsa da birgün rüyana Gelip aşkım desem sana diyorsun.
Ayı aydınlatan senmişsin meğer.
Aşkın güneşi söndürmeye değer! Bu kul dostu över, düşmana söver, Ama en çok seni sever diyorsun.
Düşmüyor toprağa bir damlacık su,
Yaprağı sarmış susuzluk korkusu. Sensizlik gözlerime kursa pusu, En zayıf anımda vursa diyosun.
March 30 SÜKÛT - 2Sabır benim ekmeğim, suyum hatta nefesim. Sabredip susuyorum, yoksa çıkardı sesim.
“Sen” derdim, “sen ki zalim, yetmedi mi ettiğin; Sever gibi yanaşıp, söver gibi gittiğin?”
Ve derdim ki “kalbinin dili var lâkin yalan; Yalan ne söylediysen ve ne yazdıysan yalan!”
Susuyor, susuyorum, sükût bütün servetim. Ettiğim iki çift söz; bu da benim gafletim. AŞKIMIN İNTİKAMI BİRGÜN…
Saracak seni aşkım, bir bahar akşamında; Rüzgâr, sana yazılmış bir şiir sanacaksın. Hiç tadı kalmayacak günün de akşamın da. “Neden unuttu?” diye düşünüp yanacaksın. VE… Güneş batarken garptan, ay semaya inecek, Ayın zayıf ışığı yön verecek gölgene. Ruhuna bensizliğin ıstırabı sinecek. Oturup çaresizce ağlayacaksın yine. ARTIK… Ne düşünürsen düşün, ne hissedersen hisset; Zincirin son halkası benim aşkım olacak. Hayalimi kurmasan, aklına çeksen de set Yüzüm rüyalarında tekrar şekil bulacak. ÇÜNKÜ… Hafızanın kalbine işlendi benim adı. Bir gün silip atsan da orada bulacaksın. Kulağında çınarken duymadığın feryadım; Mevsimle inatlaşan gül gibi solacaksın. SONRA… Dünya zindan olacak, bilemem sonrasını. Ben sana söyleyeyim, hayır yok bu gidişte! Unut mutlu olmayı, şimdiden tut yasını; Aşkım intikamını böyle alacak işte!!! BİTTİ…
March 07 MED-CEZİRMadde dairesinde esrarengiz bir hâl var; February 16 BANA GÖRÜNMEDEN GİTSon bir kez el sallama, “elveda” deme sakın!Gideceksen; sessizce, bana görünmeden git.Bir lamba yandığında kaçan karanlıklarınHızında, yani birden, bana görünmeden git!Mesela gün uyurken, ortasında gecenin,Beni konuşturmadan dilinde bülbülcenin…Ve bahsini duymadan “Kal” diye bir hecenin,Karşında yalvartmadan, bana görünmeden git!Yalnızca bir lâhza dur tam kapının önünde.Bir damla gözyaşı dök bu ayrılık gününde.Aşk’ın en yaslı anı ve hüznün düğününde,Arkana bakmadan ve bana görünmeden git!Gideceksen, bir daha dönmeyi unutarak,Gitmenin bedelini bilerek, anlayarak,Kapıdan çıktığında gemileri yakarak;Anahtarları bırak, bana görünmeden git!Gittiğin yerde her şey beni hatırlatacak;Ayrılık asıl o gün bağrını kavuracak!Sana yalnızca çile var artık yaşanacak…Hepsini göze al ve bana görünmeden git!Bir mektup bile yazma, hatta selam yollama,Mümkünse yaşadığım bu şehre hiç uğrama.Çünkü bu merhem değil, tuz basmaktır yarama!Gelip görünme bana, bana görünmeden git!
February 09 "USTAM"Ustam, bırak beni, gidem bu elden; Mesken tutarım da bir dağ başını, Bilmem hayır mıdır ettiğim dua, Döverken demiri kızgın ateşte, “Küfre boyun eğmeyen, yiğit; Erol ÇİÇEK’e ithafen” December 03 ANLASALAR... "Ben şimdi derdimi kime, nasıl anlatırım?"
Anlatırken gözlerim dolarsa ya, ya nutkum tutulursa birden bire? Kelimeler bir yumruk gibi oturursa boğazıma; dilim dönmez, dudaklarım kıpırdamaz olursa tam adını söyleyecekken... Herşeyi anlatmak, ah! Hepsini en baştan bir daha yaşamak olmaz mı? Nasıl dayanır buna yüreğim? "-Dayanmazsa anlatma be kardeşim!" mi dediniz? Olmuyor işte anlatmayınca da. EVvelce bir zamanda sevginle, delice dolup taşmış kalbimi, bir tahtakurusu, bir güve gibi kemirirken sensizlik, çürümüş duygularım yıllanmış bir it leşinden beter kokarken her an ve bir zaman canıma can katan canın, canımı almaya çalışırken, gel de sus bakalım, gel de anlatma!.. Ama diyorum ya; "Ben derdimi kime, nasıl anlatırım şimdi?" ... Bütün bunlar bir yana, bir de "anlatsam acaba anlarlar mı beni?" vehmi çökmesin mi? Beni sen dahi anlamadın ki! Ya da belki ben seni... Bilmem neden anlayamadık birbirimizi... Hani diyor ya üstât ; "Anlamak yok çocuğum anlar gibi olmak var; Akıl için son tavır saçlarını yolmak var." Birazcık anlar gibi olsalar beni, anlatmaya ve sıkıntısına katlanmaya razıyım diyeceğim ama nerede dilimden, hâlimden anlayacak biri? Tıpkı eskilerin dediği gibi; "Eşekten düşmüşün halinden anlamaz kimse; eşekten düşmedikçe!" November 09 UYKU-HÂL Uyku, uyku ve uyku! Bilmem ne zamandır esiri olduğum, kurtulmaya da gayret etmediğim hâl!
Gece ve gündüz, geçen vakti farketmeden ve önemsemeden güneşi, uykudayım. Yalnızca yatakta değil, sınıfta, yemekte, ayakta, otoüste, biriyle konuşurken, kitap okurken hattâ ve hattâ .....dayken bile, bir yandan uyuyorum. Yalnızca görmüyor olsam kör; duymuyor olsam sağır; konuşmuyor olsam lâl… Ancak hiçbir hissî kudrete mâlik değilim. Uykudayım yani… Nefes alan bir ölü düşününüz ve hâlimi anlamaya çalışınız. Ölü; ayakları üzerinde dik duran, gözleri açık ve hareketli, canlı bir beden tıpkı, ama ölü işte… Herşeyi tastamam bir otomobilin motoru olmadığını hayâl ediniz. Dışardan bakıldığında nesi noksan? Eksiği yok, tamam, tastamam! Ancak çalışmıyor ve gitmiyor…Fikir ve his yürütecek motorlarım nerdeler? İhtimal ki, vücudum bunlara muhtaç uyanmak için. Buna mukâbil, ben hiçbir şeye muhtaç değilim. Uyku hâlinden hayli memnunum, daha doğrusu şikâyetçi değilim. Esasen bu hâle karşı da bir hissim yok! Bilmem başka nasıl anlatabilirim, nasıl anlatılır! Bir ân için kalbinizi sökün göğsünüzden; beyninizi ağzınızdan kusun ve bekleyin… İşte benim hâl ve yerimdesiniz. Günlük hayatınıza bunlarsız devam ediniz. Neyin azıcık da olsa bir önemi var şimdi? Geçmişin hatıralarından ve geleceğin hayâllerinden yoksun, bu günün idrâkından uzak… Bir hâl işte bu; öyle yaşıyormuş gibi… Ya da sanki; ölmüş fakat öldüğünün farkında değil… Bir hâl işte! Uyku, ebedî uyku, daim uyku!
ZİNDAN“Zindan; iki heceyle alemi bir kabre çevirdiler!” Zindan deyince akla ilk ne gelir, neler zuhur eder gözlerin önünde?
Üstat’a ithafen BÖYLE UNUTURUM BELKİ... Bu gece herkesin uykuda olduğu bir vakitte kalkacağım. İlkin zamanı durduracağım. Yıldızları karartıp ayın gözlerini bağlayacağım. Bütün lambaları söndüreceğim tek tek… ta ki; canlı ve cansız hiçbir şeye görünmeyeyim.
Sonra bütün hatıralarımı bir araya toplayıp yakacağım ve külleri rüzgarın önüne katacağım. Maddiyattan sıyrılmış bir kurşun sıkacağım hafızama. Kerpetenle yüreğime sıkışmış duyguları sökeceğim; bu acıtacak ihtimal, biraz ağlayacağım. Geçmişten kalan ve geleceğe dair olan tüm hayal, umut, rüya ve başka ne varsa bende, yollara saçacağım. Onlar belirsiz bir istikamete giderken adım adım, ben her şeyi unutmuş olacağım. Ve artık döneceğim yatağıma. Ben gözlerimi yumarken, zaman işleyecek. Hiçbir şey olmamış gibi kaldığı yerden devam edecek hayat… Sabaha kadar uğramazsa ölüm, bin yıldır sırtında taşıdığı kayayı yere çalıp zincirlerini kırarak efendisinden kurtulan bir kölenin sevinç ve huzuruna eş bir hafiflikte uyanacağım. “Meğer bir yanılgının zinciriymiş umudum…(N.G)” gibi bir cümleyi hiç hatırlamayacağım… Ve olur ya bir gün, bir yerde karşılaşırsak… Sanırım seni tanıyamayacağım. Belki “gözüm bir yerlerden ısırıyor…” modunda, ama asla çıkaramadan kim olduğunu, boş ve anlamsız gözlerle bakacağım sana. Sen sonunda delirdiğimi sanacaksın… |
Ziyaret ettiğiniz için teşekkürler! asalet asaletinyeter
Kimseler Görmesin diye Gözlerimde SEL SEL taşan YANLIZLIĞI, kİMSELER DUYMASIN DİYE SESİMİ ışık SIZMAYAN bir odanın KARANLIĞINA koydum. UNUTSUN BENİ DAĞLAR, unutsun beni yolar ,unutsun beyaz güller..Kayboldum DERTLERİMLE denizlerin
ASALET BEYAZ GÜLÜM3 çeşit dost vardır;Birincisi ekmek gibidir her zaman istersin.İkincisi ilaç gibidir lazım olunca ararsın.3üncüsü mikrop gibidiro gelir seni bulur.Allah herkesi mutluluk yağmuru altında şemsiyesiz bıraksın...! (amin)
ASALET BEYAZ GÜLÜM
June 3
gabywrote:
Mar. 11
küpeşte merdivenwrote:
Feb. 5
FzL
wrote:
şeker tadında sayfandan ayrılmak içimden gelmiyo. Ama isteyenlere tavsiyem, google.reader ile akışına üye olsunlar... şahsen yazdıklarını meark eden 1i olarak mesajlar bana attığın gibi geliyo...
Oct. 17
Haydarwrote:
tebrikler hemşo....bitanesin...
June 8
Mustafa GÜLERwrote:
Tevafuk etti Hasan Abi... Ben de Yuffus89'un dayısı Ahmet abinin çalışmalarıma eleştirel bakışına eleştirel ir gözle cevap yazmıştım ki, siz de haklı olarak bu konuyu ele almışsınız, onu gördüm; sevindim.
Yine önce davranmışsın abi, teşekkür etmeliyim.
Şair, her duyguya sahip, bütün duyguları bize tanıtan yürek!
Duyguları bizden önce kalem imbiğinde süzen kişi!
Kanıtı mı?
Kanıt: Her duygunun bir şiiri olmalı !!!
Kanıtı bu alandır!
May 10
hasan turkyilmazwrote:
BAŞTA "ÖZLEM BİLGİÇ" OLMAK ÜZERE; HERKESE;
Eleştiri çok zor bir sanattır. Eleştirmenler; işin ehli olanlar olmalı bu yüzden... Kör'ün sinemayı, sağırın müziği eleştirmesi gibi eleştiri yapmayalım...
Bu cümleden "Beni eleştirmeyin demek istiyor!" sonucunu çıkaranlar yalnızca ahmaklardır! Demek istediğim, ne beğeninizi, ne de şikayetinizi basit sıfat süslemeleriyle sunmayın. Mantıklı ve tutarlı cümlelerle ifade edn...
Beğendin mi? Neyi beğendin? Beğenmedin mi? nereyi beğenmedin?
Kolay eleşiri: güzel olmuş... olmamış...idare eder... vs...Dikkatinizi çekerim; övgü ya da yergi içermesi hiç önemli değil...
Ölem bilgiç'in yorumunu okuyanlar şunu farkedecektir; sayfa incelenmemiş, yazılar ve şiirler adam akıllı okunmamış ve arkasından eleştiri yapılmış; sadece idare eder...
Yani; "ben o filmi izledim ama kötü"; "o kitabı okumadım ama yazar saçmalamış"; "o şarkıyı dinlemedim, kimi söylediğini de bilmiyorum ama beğenmedim" "haa o bina mı, mimarisi muhteşem... gerçi görmedim ama..." gibi bi eleştiri...
"Yazma tutkun bitmesin inşallah" şeklindeki iyi dileğinize katılıyor ve teşekkür ediyorum ama...
Sn Özlem Bilgiç; son olarak belirteliyim ki eleştirinizin kaale alınacak tek kelimesi var; o da "kardeşim" kelimesi... Kardeşlik nasıl ve ne zaman başlarsa başlasın kutsaldır... değere layıktır...
Umarım eleştirinize yaptığım eleştiri sizi incitmemiştir...
Eleştiri yapmak da bir sanat olduğuna göre; eleştirenlerin daima eleştiriye açık olması ve eleştiriden incinmemesi dileğiyle...
May 7
naturalistwrote:
kardeşim sayfana ayrıntılı olarak bakmasamda.ortada bi emek olduğu belli.abartılacak kadar da değilsin.sadece idare eder.daha yolun başında sayılırsın.inşallah yazmna tutkun hiç bitmez.
May 6
ayselwrote:
Apr. 6
RAGIP AKBOLATwrote:
space baya guzell hasan abi elıne saglık ama sen su profıl resmını degıstır:)
Mar. 15
hasan turkyilmazwrote:
Kesinlikle öyle... İşte itiraf ediyorum. Bunları ben yazmadım... Yazarken kendimden geçiyor, bir başka hâlde bir başka adam oluyorum. Birinin kulağıma, yüreğime fısıldadıklarını yazıyorum...
Nov. 17
fatih alptekinwrote:
Hasancım kalemine yüreğine sağlık, yazdıklarını okuyunca farkettim, yastığımın altında ilk sahibi ben olmayan bi defter, içinde kalemlerin mürekkebi bite bite değişik renklerle yazılmış yazılar, şiirler, sözler hatta ilkokuldan çıkalı 9 yıl olmuşken hala aynı çocuksu çizgiler... Ama farkettimde sanki yazılanlar yazanın değil, yazdıranın marifeti...Sence..?
Oct. 20
TAMERwrote:
KARDEŞ MSN SPACEİN GÜZEL OLMUŞ ELİNE SAĞLIK SENİ DE BENİM SPACE E BEKLERİM AYRICA BİZİM DRT SPACE GRUBUMUZA KATILMANI İSTERİZ KENDİNE İYİ BAK EYW
Oct. 8
şeymawrote:
merhaba hasan.çok dikkatimi çekti yorumları okudumda bayanlar yorumdan çok tanışma mesajları bırakmışlar.ne diyim hayırlısı olsun
Sept. 17
neslihanwrote:
Denemelerin gerçekten iyi tebrik ederim ama en güzeli edebiyatı bu kadar sevmen.İşte bu hepsinden daha güzel.
Sept. 7
Suleyman AFSARwrote:
kardeşim ellerine sağlık.. Herhalde hiçbir zaman şişede durduğun gibi durmayacaksın.. en iyisi de herhalde böylesi..
suleyman afsar
Sept. 3
Suleyman AFSARwrote:
kardeşim ellerine sağlık.. Herhalde hiçbir zaman şişede durduğun gibi durmayacaksın.. en iyisi de herhalde böylesi..
Sept. 3
<<<<< PINAR >>>>>wrote:
valla arkadaş iyi yazı yazmışsın asılmayın çocuğa kızlar ağır başlı olun biraz be kızsınız siz rahar bırakın çocuğu yakışıklıysa yakışıklı sizene
Aug. 20
haluk atakwrote:
la halamınoğlu resimleri de güzel çekmişim yaw..
Aug. 14
sevdawrote:
MERHABA ŞİİRLERİN ÇOK GÜZEL. YÜREĞİNE DİLİNE KALEMİNE SAĞLIK TANIŞMAK İÇİN DEĞİL .TEBRİK ETMEK İÇN YAZDIM .
Aug. 8
gamzewrote:
eh iste gzlsin ya
July 29
No namewrote:
merhaba şiirlerini okudum hepsi çok etkileyiciydi ve çok samimi buldum buzamanda böyle içten duygular besleyip duygularını bu kadar samimi itiraf eden bir erkek bulmak çok zor aslında ben böyle erkeklerin kalmadığını düşünüyodum taki senin yazılarını okuyana kadar iyiki varsın ve umarım hep böyle kalırsın
July 25
snyswrote:
cidden sayfanı açtığımda pek mühim bişi değildir die düşündüm ama yazdıklarınızı okudukça helal olsun bee dedim:)şu herşeyi aşk sanıpta öküz aşkıyla karıştıranlar yüzünden şöyle ağız tadıyla aşk yaşayamıyoruz!!!dewamlı olması dileğiyle ;)
July 20
EMİNEwrote:
çok güzel hazırlamışınız tşkrlr gerçekten de SPACE bye
July 19
tuba yanmazwrote:
cok gusel olmus space yazılar felan inan harıka okurken hala boyleleride var diyebiliyorum.....
July 12
|
|||||||||||
|
||||||||||||
|
|